Adli İncelemeDijital DelilDijital Delil İncelemeleri

Hayatımızın her safhasında kullanılmaya başlanılan ve hayatımızı kolaylaştıran bilişim sistemlerinin içerisinde tespit edilen güvenlik açıkları nedeniyle bazen bu sistemlerin faydasından çok zararları olabilmektedir. Bu sistemi kullanan kişi/kişiler bazen kendilerini işlemedikleri bir suçun içerisinde veya hedefinde de bulabilmektedir.

Suç işleme düşüncesindeki kişi/kişiler, klasik suçların yerine bilişim sistemlerine ait sistemleri kullanarak yakalanma riskini azaltmaları yanında, daha fazla kazanç sağlayabilmektedirler. Bu nedenle, bir olaya yönelik doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılan sistemlerin tespit edilmesi yapılacak soruşturmalar için önem arz etmektedir.

Kolluk tarafından yürütülen soruşturmalar neticesinde, olay ile ilgili olduğu iddia edilen dijital materyallerin delil olarak mahkemeye sunulması neticesinde, bunların delil olarak kabul edilmesi veya red edilmesi mahkemenin yetkisindedir.

Bu nedenle, soruşturmanın başlangıcından mahkemeye sunum aşamasına kadar geçen sürede yapılan/yapılacak bütün faaliyetler ilgili mahkeme kararı ile yapılması delil ve veri güvenliği açısından önem arz etmektedir.

Dijital materyallerin dahili ve harici hafıza miktarının günden güne artması ve çok sayıda veriyi bünyelerinde barındırmaları nedeniyle, bunlara yönelik işlemler ilgili kanun kapsamında ve adli bilişim prosedür kapsamında hızlıca yerine getirilmesi gerekmektedir. Geç kalınan bazı durumlarda, veri geri getirilemeyecek şekilde silinme/imha edilebilmekte veya erişim imkânsız hale gelebilmektedir.

Dijital delillerin sahip olması gereken özellikler[1]

Kabul edilebilir: Hukuki kurallara uygun olarak elde edilmelidir.
Gerçeklik: Olayla ilgili ve diğer belgelerle ilişkilendirilebilir olmalıdır.
Bütünlük: Veriler tarafsız ve konuyu yansıtır nitelikte olmalı.
Güvenilir: Toplanması veya transferi sırasında herhangi bir kuşkuya yer verilmeyecek bir hassasiyetle hareket edilmelidir.
İnanılır: Mahkeme vb. yargı mercileri tarafından inandırıcı ve anlaşılabilir olmalıdır.

Dijital materyallerin ve verilerin delil olma durumları

Dijital deliller içerisindeki veriler gözle görülmeyen bir yapıya sahip olduklarından, bu tür veriler kolayca değiştirilebilir, silinebilir veya yok edilebilirler. Hatta bu işlemleri iz bırakmadan da yapmak mümkündür.

Boğaziçi, Orta Doğu Teknik, İstanbul Teknik, Marmara ve Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümlerinden 14 öğretim üyesi dijital delillerle ilgili bir yaptıkları açıklamaya göre;

Kamuoyunun gündeminde olan birçok davada dayanak teşkil edilen dijital deliller hakkında teknik değerlendirmeler yapan akademisyenler, adli hataların ve mağduriyetlerin önüne geçmek için bu bilgi ve değerlendirmelerin hukuki süreçte göz önünde bulundurulması gerektiğini belirttiler. Açıklamada, “adlî soruşturma ve kovuşturmalarda bir süredir önemli rol oynayan “dijital deliller” hakkındaki bilgileri kamuoyuyla paylaşmayı meslekî ve vicdanî sorumluluğumuzun bir gereği olarak görüyoruz” denilmiştir.
Kamuoyuna yapılan açıklamada akademisyenler, “dijital deliller”in başka kesin bulgularla desteklenmediği sürece tıpkı sıradan bir kâğıda basılı imzasız bir metin gibi içeriği veya üstverisinde adı geçen kişileri bağlayamayacağına işaret ettiler. Elektronik ortamda oluşturulan dijital belgelerin içerik, yaratılma ve kaydedilme tarihleri ile kullanıcı ve bilgisayar adlarının iz bırakmadan kurgulanıp tahrif edilebileceğine dikkat çekmişlerdir.
“Dijital belge:Elektronik ortamda oluşturulan dijital belgelerin gerek içerikleri, gerekse de “yaratılma ve son kaydedilme tarihleri” ile “yaratan ve değiştiren kullanıcı ve bilgisayar adları” gibi üstveri bilgileri kolayca ve genelde iz bırakmadan istenildiği gibi kurgulanabilir ve tahrif edilebilir. Bu nedenle, başka kesin bulgularla desteklenmeyen bir dijital belge, tıpkı sıradan bir kâğıda basılı imzasız bir metin gibi, içeriği veya üstverisinde adı geçen kişileri bağlayacağı açıklanmıştır.

Dijital Delillerin İmaj Alma İşlemleri

Olay yerinde tespit edilen dijital deliller, içerisindeki verileri silinmeye, yok edilmeye veya değişiklik yapılmaya karşı güvence altına almak için, dijital delillerin birebir kopyaları (imajları) olay yerinde şüpheli veya vekili huzurunda alınmalıdır.
Çeşitli nedenlerden (zamanın kısıtlı olması, personel ve teknik cihaz yetersizliği gibi) dolayı olay yerinde imajı alınamayacak dijital deliller, şüpheli veya vekili huzurunda dijital deliller zarar görmeyecek şekilde usulüne uygun paketlenip mühürlenmelidir.
Soruşturma merkezinde imaj işlemine başlamadan önce mühürlü çuval/paketler yine şüpheli veya vekili huzurunda açılmalıdır. İmaj işlemi bitirildiğinde ise o imaja ait HASH değerini içeren bir tutanak tanzim edilmeli, tutanaktın bir sureti ile imajın bir sureti CMK Madde 134 kapsamında şüpheli veya vekiline verilmelidir.
Bütün bu işlemlerdeki amaç, dijital deliller içerisinde verileri güvenceye almaktır.

Sayısal delilin hukuken geçerliliğini yitirmesi durumları[2]

İzmir 5’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve Askeri Casusluk konulu kovuşturma sırasında, mahkeme tarafından görevlendirilen ve alanında uzman (7) bilirkişinin kendilerine teslim edilen kovuşturma dosyası ve ekleri (dijital deliller) üzerinde yaptıkları inceleme neticesinde hazırladıkları bilirkişi raporunun Sayısal delilin hukuken geçerliliğini yitirmesi başlığı altında;

Bir dijital delilin imajı alınmamışsa,
İmaj olay yerinde alınmamışsa,
Olay yerinde imaj alındıktan sonra, imajı alınan veri/bilgi tutan cihazın aslının kriptografik özet bilgisi (HASH değeri) de, hemen akabinde ve olay yerinde olmak üzere çıkarılmamışsa,
Çıkarılmış imajın kriptografik özet bilgisi de, hemen akabinde ve olay yerinde olmak üzere çıkartılmamışsa,
Olay yerinden elde edilen bu iki kriptografik özet bilgisi, imaj işlemini yapan memur ve şüpheli şahıs tarafından karşılıklı olarak imzalanmak suretiyle olay yerinde bir tutanakla sabitlenmemişse,
Hangi gerekçeyle olursa olsun, hangi alet ve teçhizatlar kullanılarak gerçekleştirilmiş olursa olsun, hangi uzman yapmış olursa olsun, imaj ve kriptogafik özel bilgisi çıkartma işi, arama-el koyma anında yani olay yerinde değil de daha sonra başka bir mekanda yapılmışsa hukuken geçerliliğini yitirecektir, şeklinde açıklanmıştır.

[1] Brezinski D. & Killalea T. (2002) Guidelines for Evidence Collection and Archiving Sayfa 5

[2] İzmir Yaşar Üniversitesinden Doç.Dr. Ahmet Koltuksuz, Yrd.Doç.Dr. Mutlu Beyazıt, Yrd.Doç.Dr. İbrahim Zincir, Yrd.Doç.Dr. Tuğkan Tuğlular, Yrd.Doç.Dr. Serap Şahin, Öğr.Gör. Turgut Kalfaoğlu, Ar.Gör. Çağatay Yücel tarafından 16 Ocak 2016 tarihinde hazırlanan Bilirkişi Raporu